Almanya’da 2000-2007 yılları arasında 8’i Türk 10 kişiyi öldüren Nasyonal Sosyalist Yeraltı (NSU) terör örgütünün hayatta kalan tek üyesi Beate Zschaepe’nin denetimli serbestlik başvurusu reddedildi. Mahkeme, Zschaepe’nin en az 2035 yılına kadar cezaevinde kalmasına hükmetti.
Münih Yüksek Eyalet Mahkemesi, Kasım 2011’den bu yana cezaevinde bulunan ve Temmuz 2018’de ömür boyu hapis cezasına çarptırılan Beate Zschaepe’nin, tutuklu geçirdiği 15 yılın ardından yaptığı denetimli serbestlik başvurusunu karara bağladı.
Mahkeme, Zschaepe’nin ömür boyu hapis cezasının 24 yılını cezaevinde geçirmesi gerektiğine hükmederek denetimli serbestlik talebini reddetti.
NSU cinayetlerinden önceden haberdar olduğunu itiraf etti
Yüksek Mahkeme, kararında Zschaepe’nin aşırı sağcılıktan kurtulma çabalarının, olağanüstü yüksek suçluluk düzeyini dengeleyecek kadar önemli olmadığına dikkat çekti. Mahkeme, bu nedenle denetimli serbestliğin bir seçenek olmadığını vurguladı.
Beate Zschaepe ise denetimli serbestlik talebinin görüşüldüğü duruşmada, NSU cinayetlerinden önceden haberdar olduğunu itiraf etti.
Kararla birlikte Zschaepe’nin en az 2035 yılına kadar cezaevinde kalacağı kesinleşti. Şu anda 51 yaşında olan Zschaepe, en erken 60 yaşında cezaevinden çıkabilecek.
Şartlı tahliye için 15 yıl hapis şartı
Alman Ceza Yasası’na göre, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılan hükümlüler, 15 yıl cezaevinde kaldıktan sonra şartlı tahliye talebiyle mahkemeye başvurabiliyor.
Kasım 2011’den bu yana cezaevinde bulunan ve dava sürecinde tutuklu yargılanan Zschaepe, yasal sürenin dolacağı Kasım 2026’da şartlı tahliye başvurusunda bulunabilecekti.
İlk başvurusu reddedilen Zschaepe, benzer bir talebi iki yılda bir yeniden mahkemeye iletebilecek.
Aşırı sağcılıktan kurtulma programına katılması tahliye için yeterli görülmedi
Beate Zschaepe, geçen yıl ağustos ayında aşırı sağcılıktan kurtulma programına başvurmuş ve başvurusu kabul edilmişti.
Zschaepe’nin avukatı, müvekkilinin bu adımla tutuklu geçirdiği 15 yılın dolacağı Kasım 2026’da aşırı sağ düşünceden kurtulduğunu ileri sürerek mahkemeden cezasının hafifletilmesini ve denetimli serbestlik düzenlemesinden yararlanmayı hedeflediğini açıklamıştı.
Ancak mahkeme, Zschaepe’nin aşırı sağcılıktan uzaklaşma çabalarını denetimli serbestlik için yeterli bulmadı.
NSU cinayetleri 2011 yılında ortaya çıktı
Almanya’da 2000-2007 yılları arasında 8’i Türk 10 kişiyi öldüren, iki bombalı saldırı düzenleyen ve 15 banka soygunu gerçekleştiren Nasyonal Sosyalist Yeraltı (NSU) terör örgütünün varlığı ve cinayetlerdeki rolü, 4 Kasım 2011’de tesadüf sonucu ortaya çıkmıştı.
NSU üyeleri Uwe Böhnhard ve Uwe Mundlos, 4 Kasım 2011’de bir banka soygununun ardından saklandıkları karavanda ölü bulunmuş, intihar ettikleri öne sürülmüştü.
Beate Zschaepe ise NSU üyelerinin son kullandıkları hücre evini ateşe verdikten sonra polise teslim olmuştu.
Zschaepe 2018’de ömür boyu hapis cezasına çarptırıldı
Münih Yüksek Eyalet Mahkemesi’nde 2013 yılında görülmeye başlanan NSU terör örgütü davasında, sanıklar hakkındaki karar 11 Temmuz 2018’de açıklanmıştı.
Mahkeme, davanın baş sanığı Beate Zschaepe’yi ömür boyu hapis cezasına çarptırmıştı.
Örgüte yardım ve yataklıktan suçlu bulunan Ralf Wohlleben’e 10 yıl, Andre Emminger’e 2,5 yıl, Holger G’ye 3 yıl, Carsten S’ye ise gençlik yasaları uyarınca 3 yıl hapis cezası verilmişti.
Aşırı sağcı NSU terör örgütüne destek vermek ve örgütün silahlı soygununa yardım ve yataklık yapmakla suçlanan Susann Eminger de bu yılın temmuz ayında 2 yıl hapis cezasına çarptırılmıştı.
NSU davasında 438 duruşma yapıldı, 765 tanık dinlendi
Almanya’nın en geniş kapsamlı davalarından biri olan NSU davasında, 5 sanığı 14 avukat savunurken 93 mağduru 60 avukat temsil etmişti.
Toplam 438 duruşmada tamamlanan davada 765 tanık ve 56 uzman dinlenmişti.
NSU terör örgütünün hayatta kalan tek üyesi Beate Zschaepe, 2019 yılından bu yana Chemnitz Hapishanesinde cezasını çekiyor.