Luxembourg’da yapılacak AB Dışişleri Bakanları Toplantısı öncesinde konuşan José Manuel Albares, Orta Doğu’da yaşanan gelişmelere dikkat çekti. Bölgenin, Körfez Savaşı’ndan bu yana en ciddi krizlerden birini yaşadığını belirtti.
Albares, İspanya’nın Ireland ve Slovenia ile birlikte AB-İsrail Ortaklık Anlaşması’nın askıya alınmasını talep ettiğini söyledi. Bu çağrının, anlaşmanın insan haklarına vurgu yapan ikinci maddesine dayandığını belirten Albares, “AB, ilişkilerini ancak bu ilkeye bağlı kalarak sürdürebilir” dedi.
Lübnan ve Filistin vurgusu
İspanyol Bakan, Lebanon’da uluslararası hukukun ihlali niteliğinde bir işgal olduğunu öne sürerek sivil halka yönelik saldırılara dikkat çekti. West Bank’ta şiddetin arttığını, İsrailli yerleşimcilerin eylemlerinin yoğunlaştığını ve Gazze’de ateşkesin sistematik biçimde ihlal edildiğini ifade etti.
“AB daha ne bekliyor?”
Albares, Avrupa Birliği’ne sert bir çağrıda bulunarak, “İsrail’in uluslararası hukuku ve insan haklarını sistematik ihlali karşısında harekete geçmek için daha ne olması gerekiyor?” diye sordu. İsrail’in politikalarını değiştirmesi gerektiğini açık şekilde dile getirdi.
Oybirliği şartı
2000 yılından bu yana yürürlükte olan AB-İsrail Ortaklık Anlaşması’nın askıya alınabilmesi için 27 üye ülkenin oybirliği gerekiyor. Bu durum, teklifin hayata geçirilmesini zorlaştıran en önemli unsur olarak öne çıkıyor.
Sánchez’ten destek
İspanya Başbakanı Pedro Sánchez de daha önce yaptığı açıklamada AB’ye benzer çağrıda bulunarak, “Uluslararası hukuku ihlal eden bir hükümet ortağımız olamaz” ifadelerini kullanmıştı.
Kallas’a ortak mektup
İspanya, İrlanda ve Slovenya dışişleri bakanları, AB Dış İlişkiler Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas’a gönderdiği mektupta İsrail’i anlaşmayı ihlal etmekle suçladı. Mektupta, Filistinlilere yönelik uygulamalar ve yerleşimci şiddeti insan hakları ihlalleri kapsamında değerlendirildi.