İngiltere Başbakanlık Sözcüsü, Falkland Adaları üzerindeki egemenliğin Birleşik Krallık’a ait olduğunu ifade etti.
İngiltere Başbakanlığı, ABD’nin İngiltere’nin Falkland Adaları üzerindeki egemenliğine ilişkin tutumunu gözden geçirebileceğine dair çıkan haberlere ilişkin açıklama yaptı. İngiltere Başbakanlık Sözcüsü, İngiliz kamu yayıncısı BBC’ye yaptığı açıklamada, “Falkland Adaları ezici bir çoğunlukla İngiltere’nin denizaşırı toprağı olarak kalma yönünde oy kullandı ve biz her zaman ada halkının kendi geleceğini tayin etme hakkının ve egemenliğin Birleşik Krallık’ta olduğu gerçeğinin arkasında durduk” ifadelerini kullandı.
Egemenlik vurgusu
Başbakanlık Sözcüsü ayrıca hükümetin, Birleşik Krallık’ın pozisyonu konusunda son derece net olduğunu, egemenliğin Birleşik Krallık’ta olduğunu ve ada sakinlerinin kendi geleceğini tayin etme hakkının her şeyden önemli olduğunu vurguladı.
Sözcü, “Bu pozisyonumuzu daha önce de ABD’de peş peşe gelen yönetimlere açık ve tutarlı bir şekilde ifade ettik, hiçbir şey bunu değiştirmeyecek” dedi.
ABD yönetimleri, İngiltere’nin Falkland Adaları üzerindeki fiili yönetimini resmen tanımış, ancak egemenlik konusunda resmi bir pozisyon almamıştı.
Pentagon’un e-postası
Reuters haber ajansının ABD’li bir yetkiliye dayandırdığı habere göre, Pentagon’a ait bir e-postada ABD’nin İran’a karşı savaşa destek vermediğine inandığı NATO müttefiklerini cezalandırmak için farklı seçenekler hazırlandığı ifade edildi.
Seçenekler arasında İspanya’nın savaşa karşı çıkması nedeniyle NATO üyeliğinin askıya alınması ve ABD’nin Birleşik Krallık’ın Falkland Adaları üzerindeki egemenliğine verdiği diplomatik desteğin gözden geçirilmesi yer aldı.
Adalardaki anlaşmazlık
Güneybatı Atlantik Okyanusu’ndaki İngiliz denizaşırı toprağı olan Falkland Adaları, Birleşik Krallık ve Arjantin arasında egemenlik anlaşmazlığına konu olmaya devam ediyor. Adalar Birleşik Krallık tarafından yönetiliyor, ancak Arjantin de hak iddia ediyor ve adaları “Malvinas” olarak adlandırıyor.
Adanın 1.650 seçmeni arasında 2013’te yapılan referandumda, yüksek katılımla birlikte nüfusun büyük çoğunluğu, adanın “denizaşırı bir bölge” olarak kalması yönünde oy kullanmıştı.