Avrupa Birliği’nin pasaport taramasının yanı sıra parmak izi ve fotoğraf gerektiren yeni dijital Giriş-Çıkış Sistemi (EES), bugün itibarıyla tüm Schengen Bölgesi ülkelerinde uygulamaya girdi.
Geçtiğimiz yıl ekim ayından itibaren kademeli olarak hayata geçirilen ve AB vatandaşı olmayan yolcuların parmak izi ve fotoğraf gibi biyometrik veriler sunmasını zorunlu kılan sistem, Schengen bölgesindeki 29 ülkenin tamamında devreye alındı. Güvenliği artırmayı amaçlayan sistem, aynı zamanda bölgede kalış süresinin aşılması durumlarını da dijital olarak takip edecek. Süre aşımı otomatik olarak hesaplanarak kural ihlalleri sınır polisine anında bildirilecek.

Biyometrik veriler sisteme kaydedilecek
Schengen üyesi ülkelerin pasaportuna sahip olmayan yolcular, sistemi ilk kez kullandıklarında pasaportları taranırken biyometrik verilerini de sisteme kaydedecek.
Hava yoluyla seyahat eden yolcuların verileri varış noktasındaki sınır kontrolü sırasında alınacak. Bu kapsamda yolcular, özel kiosklar aracılığıyla pasaportlarını taratırken parmak izi ve fotoğraflarını da sisteme girecek.
12 yaşından küçük çocuklardan parmak izi alınmayacak. Ayrıca kiosk ekranlarında yolculara konaklama ve maddi durumlarına ilişkin bazı sorular yöneltilecek. EES kapsamında kaydedilen veriler üç yıl boyunca sistemde saklanacak.

Pasaport damgası kalkıyor
Yeni sistemle birlikte pasaportlara damga vurulması uygulaması da sona erecek. Yolcu bilgileri dijital ortamda tutulacağı için sonraki seyahatlerde işlemlerin daha hızlı yapılması hedefleniyor. Sistem için yolculardan herhangi bir ücret talep edilmeyecek.
Öte yandan, aralarında Milano ve Lizbon’un da bulunduğu bazı havalimanları sistemi henüz uygulamaya almadı. Yeni sistemin ilk günlerinde, biyometrik veri işlemleri nedeniyle birçok sınır kapısında uzun kuyruklar oluştu.
Avrupa Komisyonu, yoğunluğun fazla olduğu dönemlerde sınır geçişlerindeki beklemeleri azaltmak amacıyla Eylül ayına kadar sistemin belirli zamanlarda geçici olarak askıya alınabileceğini açıkladı.
