Danimarka, Uluslararası Şeffaflık Örgütü’nün yayımladığı yıllık Yolsuzluk Algı Endeksi’nde üst üste sekizinci kez dünyanın en az yolsuzluğa sahip ülkesi oldu.
2025 Yılı Yolsuzluk Algı Endeksi listesinde Finlandiya ikinci, Singapur üçüncü sırada yer alırken; Yeni Zelanda, Norveç, İsveç ve İsviçre Danimarka’yı takip eden ülkeler arasında.
Amerika Birleşik Devletleri, listede 64 puanla 29’uncu sırayı paylaşıyor.
Listede, Türkiye 31 puanla 124’üncü sırayı paylaşıyor.
182 ülkenin yer aldığı endeksin en alt sıralarında Güney Sudan, Somali, Venezuela, Yemen, Libya ve Eritre bulunuyor.

Avrupa’da yolsuzlukla mücadele geriledi
Uluslararası Şeffaflık Örgütü (Transparency International) tarafından yayımlanan 2025 Yolsuzluk Algı Endeksi’ne (Corruption Perceptions Index / CPI) göre, küresel ölçekte yolsuzluk giderek artıyor.
Liderlikteki zayıflama, köklü demokrasilerde dahi yolsuzluk algısının yükselmesine yol açıyor. Yolsuzluk Algı Endeksi’nde, 10 yıl önce 80’in üzerinde puan alan ülke sayısı 12 iken bu yıl bu sayı 5’e düştü.
Birçok Avrupa ülkesinde yolsuzlukla mücadele çabaları son on yılda büyük ölçüde duraksadığına dikkat çeken Uluslararası Şeffaflık Örgütü, 2012’den bu yana Batı Avrupa ve Avrupa Birliği’nde yer alan 13 ülkenin performansının belirgin biçimde gerilediğini ve yalnızca 7 ülkede kayda değer bir iyileşme görüldüğünü bildirdi.
Aralık 2025’te Avrupa Birliği, yolsuzluğa ilişkin ceza mevzuatını uyumlaştırmayı amaçlayan ilk Yolsuzlukla Mücadele Direktifi üzerinde uzlaşmıştır.
Ancak sıfır tolerans ilkesini esas alabilecek bu çerçeve, aralarında kamu görevlilerinin görevi kötüye kullanmasının suç sayılmasını engelleyen İtalya’nın da bulunduğu bazı üye AB üyesi ülkeler tarafından zayıflatılmıştır.
Ortaya çıkan sonuç, potansiyeli düşük, yeterince açık olmayan ve uygulanabilirliği sınırlı bir düzenleme oldu.

Yolsuzlukla mücadele zayıfladı
Uluslararası Şeffaflık Örgütü, yolsuzlukla küresel mücadelede cesur liderliğin yokluğunun, uluslararası düzeyde yolsuzlukla mücadele çabalarını zayıflattığını ve dünya genelinde ülkelerde reform baskısının azalması riskini beraberinde getirdiğini vurguladı.
